Gizli eşcinsellik nedir - Toplum - Aile- Bomba detaylar



Gizli eşcinsellik meselesini tartışmak istiyorum bu yazımda. Keza eşcinsel olunur mu eşcinsel doğulur mu gibi her ikisinin de söz konusu olduğu bir durum da var. Mesele cinsiyet mi ? Cinsiyetçilik mi? Toplum mu? 

Gizli eşcinsellik varsa gizli erkeklik de veya gizli kadınlık da var mı?

Gizli eşcinselliğin ne olduğunu anlamadan önce gizlilik tanımında anlaşma sağlamak sanırım daha doğru olacak. Çünkü gizlilik demek bir başkasının bilmediği demektir. Eşcinsellik çerçevesinde gizli olunca eşcinsel olunmuyor diye bir şey yok. Yani kişi eşcinseldir ama eşcinsel olduğunu toplum veya yakın çevresi bilsin istemez. Yani toplumsal açıdan kadınlık ve erkeklik norm olduğu için maalesef kısa vadede veya uzun vadede veya belki uzak gelecekte erkekliğin anormal olduğu bir durumla karşılaşmayacağız. Çünkü gizli kadın ve gizli erkek diye bir tanımlama bile yok. Gizli eşcinsellikten bahsediliyorsa demek ki toplumsal açıdan halen bir tabu. Ve dolayısıyla kişinin kendini saklama ihtiyacından ve aynı toplumda bunu yapan çok fazla eşcinsel olmasından ötürü gizli eşcinsellik diye bir tanım var... Sahiden öyle mi? 

Gizli eşcinsellik yukarıdaki paragrafta geçen durumun bütünü mü ?

Travestilerle birlikte olan erkekler başlıklı mutlaka okumanız gereken yazıda, aslında kabaca, gizli eşcinsellik meselesine de değinmiştim. Fakat o yazıda değindim bazı detaylar bu yazıda kaleme aldığım bazı detaylarla eşleşmiyor. Çünkü o yazımda Türk toplumunun ataerkil yapısı gereği dişiliğe olan merak ve veya ayrımcı yaklaşımının arasında kaybolup giden nice tanımsız cinsel yönelimler söz konusu. Yani travestiyle birlite olan erkeğin parametreleriyle bir erkekle bile isteye yatan bir erkeğin parametreleri değişiklik gösteriyor. Öyle olması gerekiyor. Lütfen bu yazıda bahsi geçen hiç bir detayın tam doğrulukla örtüşmesini de beklemeyin. Sadece bir bakış açısıdır. 

Bir erkeğin bir başka bir erkekle isteyerek birlikte olması

Bir erkeğin başka bir erkekle birlikte olması, yani homoseksüel ilişki, her iki tarafın karşılıklı isteğiyle gerçekleşmiş ise bu standart bilinen eşcinselliktir. Tarafların kadınsı davranması veya dışarıda gördüğünüzde eşcinsel olduklarını davranışlarından anlayacağınız belirgin tiplerden olmalarına gerek yok. Bir erkek bir diğeri erkeği arzuladığı sürece kişi eşcinseldir. Ve kendini gizlemesi eşcinsel olmadığı anlamına gelmez. Buraya kadar gizlenmek gizlenmemek meselesinin biraz daha netleştirmek istediğim için böylesi örnekler vermek istedim. Şimdi bu yazıyı yazan ben de bir eşcinselim. Ve elbette cinsellik ve cinsiyet uzmanı veya psikolog da değilim. Eminim ki o kişiler bunu konuşmak için en otorite kişilerdir. Elbette kişinin, psikolog veya cinsel terapi uzmanı olsa da eşcinsel olabileceğini de ekleyelim. Bir işin uzmanının cinsel yönelimi başka bir mesele nihayetinde. 

Gizli eşcinsellik tanımı karmaşıksa belli eşcinsel nedir?

Sanırım bizim öncelikle gizli olmamak ne demek veya ne değil bunu netleştirmemiz gerekiyor. Şimdi sokakta gördüğümüz, aşırı makyajlı aşırı feminen tipler varya işte onlar istisnalar kaideyi bozmaz ama kesinlikle belli olan eşcinseller. Bu şekilsel olarak iyi kötü arası bir detay değil. Sadece kişinin yaşayış ve kendini ifade etme şeklidir. Ama sonuç olarak onlar kendilerini belli etmeyen eşcinseller tarafından bile bakılan, bazen dışlanabilen yer yer sevilmeyen ve genel olarak toplumdaki klasik eşcinsel anlayışını karşılayan bildiğimiz 'belli eşcinsellerdir' . İstanbulun özellikle taksim şişli vs. gibi bölgelerinde bu şekilde belirgin eşcinsellerle karşılaşmak mümkün. Özetle belirgin eşcinselden kastımın ne olduğu sanırım biraz daha belirginleşmiştir. 

Gizlilikten kasıt farkındalık mı saklanma ihtiyacı mı?

Ataerkil yapımız maalesef eşcinsel erkeklerin bile eşcinsel olduklarını itiraf etmelerinin önündeki en büyük engel. Hatta öyle ilginç detaylar söz konusu ki, bazı eşcinseller sadece aktif olduklarının altını çizerken aslında eşcinsel olmadıklarının da anlaşılmasını istedikleri için bunu yaparlar. Şimdi bu kişilerin hiç bir suçu günahı yok. Aslında kimsenin suçu günahı yok :) Bu çoğumuzun derin psikolojisinde yatan ve yine kesinlikle bir psikolog ile tartışmanız gereken, toplumun veya bireylerin sürü psikolojsi veya seyirci efekti gibi benzer sebeplerden ötürü iki yüzlü bir tutm sergilemesiyle alakalı. Kişisel bir suç günah değil yani :) Nereden bağladıysam suç günah meselesine...

Yani bu öyle bir toplumsal tabu haline gelmiş ki, bireyleri tek tek alıp konuştuğunuz zaman sorun yok, geniş görüşlü tolere eden bireyler gibi davranırlar. Ancak kalabalık olduklarında norm algıları değişir. Çünkü yanlış bilinen bir doğrunun savunucusu olmak istemezler. İşte bu tablonun yoğunluk gösterdiği bir toplum yapısındaki eşcinsel erkeklerin kendi eşcinselliklerini kabul etmek bir yana, inkar etmelerinin altında yatan sebep de bu olabilir. İşte travestilerle birlikte olmak isteyen erkekler genelde bu kategoriden çıkar diyebilir miyiz? Bilimsel olarak hayır. Ama sosyolojik açıdan küçük bir evet'i hak eden bir yaklaşım değil mi ? :) Haydi evet de :)

Önemli sebeplerden biriside eşcinselliğin, toplumun devam etmesi için gerekli olan aile kavramını anne baba olma gerekliliğini kökünden sarsmasıdır. Evet bu biraz doğru. Düşünsenize herkes eşcinsel olsa ne olurdu? Nüfusun geriye kalanı kadın mı olurdu erkek mi olurdu çok merak ediyorum. E doğuran yok doğurtan yok nereye varır bu sonuç? :)

Heralde tıp gelişmek zorunda kalırdı ve kadınları erkeksiz dölleyerek hamile bırakma çözümleri geliştirilirdi. E ne yani o durumdada lezbiyen bebekler mi doğacak sadece? Bu kadınlar erkek olmadığı zaman yapay döllemeyle erkek doğurmayacak mı? :) Neyse ütopik detaylarda kaybolmaya gerek yok.

Eşcinsellik ve aile kavramı



Aslında öyle bir şeyin olması demek zombilerin aramızda dolaşması ihtimali kadar zayıf. Yani 0. Şunu netleştirmek gerekir, eşcinsel erkekler veya kadınlar diğer erkekleri veya kadınları eşcinselleştirmez. Bir erkeğin çocukken tacize uğraması da eşcinselleştirmez. Bu böyledir diye bir doğru da yok. Küçük bir çocuğun süslü püslü makyajlı bir erkek görmesi de onu eşcinselleştirmez. Çocuk eğer eşcinsel ise sadece kendini tanımlayabilmesini hızlandırabilir. Gelecekte hetero olmasını beklediğimiz bir kız veya erkek çocuğunun iç güdüleri öyle görsel nesnelerle değişir mi gerçekten? Öyle olsaydı toplumlar şimdiye dek bitmiş nüfus azalmış olması gerekmez miydi? Genel olarak batı ülkelerini örnek almayı hiç sevmem hepsi eşcinsel dermişim :) ama tabiki de öyle bir şey yok. Bugüne kadar eşcinselliğin en yaygın olduğu veya yaygınlık bir yana yasal olduğu hangi ülkede aile kavramı bitmiş? Toplumun aile kavramını bitiren veya yozlaştıran unsurları olduğu ayrı bir tartışma konusu. Ancak tek başına eşcinsellik bir toplumu tüketmez, tüketemez.

Ne yani Belçika'da Hollanda'da Amerika'nın bazı eyaletlerinde kadın erkek ilişkisi yok mu? Aile kavramı yok mu? Tabii ki de var. Hatta madem bir eşcinselin diğer bireyleri eşcinselleştirdiği kanısı dolaşıyorsa, o zaman heteroseksüel erkeklerinde eşcinselleri heteroseksüelleştirmesi gerekmez miydi? Hani madem üzüm üzüme baka baka kararıyor. O zaman bütün üzümlerin kara olması gerekmez miydi? Bir bireyin, sigara, alkol, uyuşturucu, hırsızlık gibi kötü alışkanlıkları vs. sosyolojik çevreyle öğrenebileceği olasılıklar dahilinde. Ancak, bireylerin içgüdülerini başkalarını örnek alarak değişebileceğine asla inanmıyorum. O zaman ben niye değişmedim? Ben neden bir kadını arzulamak denen şeyi öğretilemedim? Çocukluğumun en küçük yaşlarından itibaren hafızamda hep erkekler oldu. Bu niye değişmedi? 

Eşcinseller toplumu eşcinselleştirir mi ?

Bunca heteroseksist baskı, görü ve toplumsal normlar altında istemeden mi eşcinsel oldum? Öğretiye bakacak olsaydık hetero olmam gerekmez miydi? Yani bir insanın cinsel iç güdülerinin öğretilebileceği veya özendirilebileceği durumunu asla kabul etmiyorum. Ben böyle yaratıldığımı düşünüyorum. Eşcinsel olmam inançlı biri olmama engel değil. Eşcinselliğimin bana günah olarak öğretilmesini de doğru bulmuyorum. Şükürler olsun inanan biriyim ve olduğum şeyden ötürü utanç duymuyorum. Kimse yaratıcıyla kulları arasına girme cesareti gösterip bir diğerini ötekileştirmemeli.

Ötekileştiren Allahtan korkmaz mı hiç? Bahsettiğimiz şey hırsızlık değil. Namussuzluk değil. Aşırılıksa kastedilen, buna katılabilirim orası ayrı mesele. Unutmayınız ki; genel anlamda eşcinsellik dediğiniz olgunun taşıyıcısı, sahip olduğunuz, sizin çocuklarınız, kızlarınız, oğullarınız evlatlarınız. Onları bu ağır yükle baş başa bırakmak mıdır istediğiniz? Onların hiç bir zaman mutlu olmaması mıdır istediğiniz? Varsın sizin ailenizden bir erkek baba olmayı versin. Baba veya ana olanların başı göğe mi ermiş? Ana baba olmaya karşı asla saygısızlık etmeye çalışmadığımın farkındasınız değil mi? Şükürler olsun benim de anam babam var. Kim istiyorsa o baba olur ana olur. Buna müdahale edemezsiniz zaten.

Featured photo : Kaique Rocha adlı kişinin Pexels'daki fotoğrafı

Yorum Gönder

Yorum ekle (0)

Daha yeni Daha eski